Hatırlamak İyileştirir – 4. Gün


Hatırlamak İyileştirir – 4. Gün
Hatırlamak İyileştirir – 4. Gün

Unuttuğun Sesler, Sessizce Seni Bekler

Hayatın koşuşturması, bazen sessizce uzaklaştırır bizi sevdiklerimizden. Kimseye kırılmadan, kimseyi bilerek unutmadan… Ama yine de bir sabah uyanırız ve fark ederiz; aramadığımız dostlar, sormadığımız akrabalar, bir zamanlar her gün konuştuğumuz insanlar artık sessizdir. O sessizlik, aslında bir yokluk değil; hatırlamanın eksikliğidir. Kalbimizde yerleri hâlâ durur ama o yerlere uğramayı unutmuşuzdur.

Bir fotoğraf albümü karıştırırken ya da eski bir mesajlaşmayı görünce içimizde bir sıcaklık belirir. “Acaba nasıldır?” diye düşünür, sonra kendi kendimize susarız. Oysa o an, kalbin en doğal hâlidir; çünkü hatırlamak, sevginin en sessiz ifadesidir. Birini hatırlamak, onun bir zamanlar bizi gülümsettiğini kabul etmektir. Ve o kabulleniş, içimizde yıllardır bekleyen bir iyileşmenin başlangıcı olur.

Mesafeler Değil, Sessizlik Yorar

Yıllar, yollar ve şehirler araya girmiş olabilir. Ama hiçbir mesafe, içten gelen bir hatırlayışı susturamaz. Bazen bir mesaj atmamak için yüzlerce bahane buluruz. “Şimdi aramak garip olur.”, “Ne der acaba?”, “Geç kaldım.” Oysa kimse geç kalmaz. İnsan kalpten hatırladığında, zaman anlamını yitirir. Çünkü gerçek bağlar, zamanla değil, içtenlikle yaşar.

Belki o kişi de seni çoktan hatırladı, ama aynı tereddütle sustu. Belki senin kadar özledi, ama nasıl başlayacağını bilemedi. Hatırlamak, çoğu zaman iki taraflıdır; biri düşünür, diğeri hisseder. Ve bazen, biri küçük bir adım atınca, iki kalp yeniden buluşur. Belki sadece bir “Nasılsın?” cümlesiyle bile.

Bir Hatırlayışın Gücü

Bir dostu hatırlamak, geçmişteki bir mutluluğu yeniden yaşatır. O anı gözünün önüne getirdiğinde, yüzüne istemsiz bir gülümseme yerleşir. Çünkü insanın kalbi, iyi anılarda dinlenir. Hatırlamak, o anıya teşekkür etmektir. “İyi ki o gün vardın, iyi ki oradaydın.” demektir. Bu teşekkür, söylenmese bile enerjisini taşır; kalpten kalbe ulaşır, görünmeden, sözcüksüz.

Belki sen de bu akşam, birini düşünürken içinden sessizce “iyi ki vardı” diyeceksin. Belki aramayacaksın, belki yazmayacaksın. Ama o düşünce bile bir dua gibidir. Çünkü sevgi, çoğu zaman kelimelere sığmaz. Bazen sadece hissedilir. Ve o his, insanı fark ettirmeden yumuşatır; gönlünde yer açar, öfkeyi unutturur, kırgınlığı hafifletir.

Birini hatırlamak, o kişiyi sadece geçmişle değil, bugünkü senle de buluşturmaktır. “Artık eski gibi değiliz.” demek yerine, “O zaman da güzeldi.” diyebilmek olgunluktur. Çünkü geçmişin içindeki güzelliği fark eden kişi, bugünü daha sevgiyle yaşar.

Zerfe’den Küçük Bir Söz

Unutmak bazen savunmadır, hatırlamak ise cesaret. Birini düşünmek, kalbini açmaktır. İnsan sevdiğini hatırladıkça büyür; çünkü hatırlamak, sevgiyi diri tutar. Hayat çok kısa; kırgınlıkla değil, minnetle anımsamak gerek. Bugün, uzun zamandır aramadığın birini düşün. Belki sadece kalbinden bir “merhaba” gönder. O kadar bile yeter, çünkü içten bir hatırlayış, kilometrelerden daha hızlı ulaşır.

Ve unutma; hatırlamak sadece geçmişi değil, içindeki şefkati de yeniden canlandırır. Belki de en çok, o şefkate senin ihtiyacın var. O yüzden bu satırları okurken, birini düşün. O kişiye değil, aslında kendine iyilik yapmış olacaksın.

Bir önceki yazılar: Unuttuğun Hayalleri Hatırla – 2. Gün ve Kendine Zaman Ayır – 3. Gün

Hazırlayan: Zerfe | Her kadının hikayesi bir başka güzel…

Bu yazı “Sıradan Kadından İlham Veren Kadına: 365 Gün” dizisinin bir parçasıdır.


Yorumlar