Temizlik Kafa Dağıtır – 5. Gün
Bazen zihnimiz o kadar dolar ki, hiçbir şey yapmadan otururken bile içimizden geçen cümlelerin gürültüsünü duyabiliriz. “Nereden başlamalıyım, önce hangisini halletmeliyim?” soruları, bir süre sonra iç konuşmalarımıza dönüşür: “Yetişemiyorum, toparlayamıyorum, ben de herkes gibi düzenli olamıyorum…” İşte tam bu noktada, çoğu zaman küçümsediğimiz bir müttefik sessizce kapıyı çalar: temizlik.
Evet, temizlik her zaman eğlenceli değildir. Ama kabul edelim, bazen de kafa dağıtmak için yaparız. Bez elimize, süpürge kolumuza yakışır; elimiz hareket ettikçe zihnimiz biraz olsun susar. Çünkü temizlik sadece tozu almak, camı silmek değildir; çoğu zaman içimizde sıkışan duygulara küçük bir çıkış kapısı açar.
Neden Temizlik İyi Gelir?
Temizliğin iç dünyamıza iyi gelmesinin arkasında aslında oldukça insani ve anlaşılır sebepler var. Bunları fark ettiğinde, yaptığın işi “yük” gibi görmek yerine kendine verdiğin bir nefes arası gibi görebilirsin.
- Kontrol duygusunu geri kazandırır.
Hayatın akışını, başına gelenleri, insanların davranışlarını kontrol edemediğin zamanlar olur. Ama mutfağın tezgâhını toplarken, lavaboyu parlatırken şunu hissedersin: “Her şeye olmasa da, bir şeye hâkimim.” Bu his küçümsenecek bir his değildir; insanı ayağa kaldıran ilk adımlardan biridir. - Zihne mola verir.
Temizlik yaparken beden çalışır, zihin bir süreliğine arka plana çekilir. Düşünceler kendiliğinden sakinleşir, bazıları önemini kaybeder, bazılarına ise yeni bir açıdan bakmaya başlarsın. Bezle aynı hareketi tekrar tekrar yapmak, bulaşıkları sırayla yıkamak neredeyse bir meditasyon etkisi yaratır. - Somut bir sonuç görürsün.
Çoğu duygusal süreç görünmezdir; “kendimi toparlıyorum” dediğinde bunun net bir resmi yoktur. Oysa salonu toplayıp yerine oturduğunda, öncesi–sonrası tam karşındadır. Bu, içsel değişimin de mümkün olduğuna dair güçlü bir hatırlatmadır: “Bak, az önce dağınıktı, şimdi düzenli. Demek ki değiştirebiliyorum.” - Bedenini hareket ettirir.
Uzun süre oturmak, düşünmek, kaygılanmak yorar. Süpürgeyi çekmek, yer silmek, masayı düzenlemek ise kan dolaşımını hızlandırır. Beden hareket ettikçe, zihnin de daha berrak çalışmaya başlar.
Bugünün Minik Adımı: Bir Köşe Seç
Bugün kendine büyük hedefler koymana gerek yok. Tüm evi silip süpürmek zorunda değilsin. Sadece tek bir köşe seç:
- Çalışma masanın üstü
- Yatağının yanı
- Mutfak tezgâhı
- Çantan ya da cüzdanın
- Buzdolabının kapağı ve üzerindeki notlar
Seçtiğin alanı toparlarken dikkatini sadece yaptığın işe ver. Eline aldığın her eşyaya kısa bir soru sor: “Bu burada dursun mu, yoksa artık bana hizmet etmiyor mu?” Gereksiz olanı ayır, işe yarayanı yerine koy. Silme hareketlerini adeta zihninden geçen fazlalıkları siliyormuş gibi düşün.
Kendine Dair Küçük Bir Farkındalık
Temizlik, “Ev dağınık, ben yetersizim” suçluluğundan değil; “Ben değerliyim ve yaşadığım alan da bunu hak ediyor” bilincinden gelsin. Aradaki fark çok büyük:
- Suçlulukla yapılan temizlik, bitince bile içini tatmin etmez; hep bir eksik kalır.
- Kendine şefkatle yapılan temizlik ise, bittiğinde “Oh, kendime iyi baktım” dedirtir.
Unutma, yaşadığın ev sadece dört duvar değil; senin enerjinin, duygularının yankılandığı bir alan. Ortalığı toparlarken aslında kendine şunu söylüyorsun: “Ben artık kendimi ertelemiyorum. Küçük de olsa bir adım atıyorum.”
Bugün Kendine Sorabileceğin Sorular
- Şu an beni en çok yoran düşünce ne ve ben ondan kısa bir mola vermeye hazır mıyım?
- Evimin hangi köşesi içimdeki yorgunluğu en çok yansıtıyor?
- Bu küçük temizliği, kendimi cezalandırmak için mi, yoksa kendime iyi bakmak için mi yapıyorum?
Bu sorulara vereceğin cevaplar, temizlik yaparken bile iç dünyana nazikçe bakmanı sağlar. Çünkü amaç sadece evi pırıl pırıl yapmak değil; kendinle arandaki bağı biraz daha güçlendirmektir.
Günün Hatırlatması
Zihnin doluysa, kalbin yorgunsa, düşüncelerin birbirine karışıyorsa bazen uzun uzun analizlere, büyük kararlara ihtiyacın yoktur. Bazen çözüm, sadece bir bezi eline alıp en yakın yüzeyi silmektir.
Küçük bir temizlik, büyük bir ferahlığın kapısını aralayabilir. Bugün, bu kapıyı hafifçe aralamayı dene. Belki de süpürge sesiyle birlikte zihninin gürültüsü biraz azalır, kalbin “Ben buradayım” diye fısıldamaya başlar.
Yarın bu yolculukta yeni bir adım daha atacağız. Şimdilik, sen sadece seçtiğin o köşeye odaklan ve bitirdiğinde kendine teşekkür etmeyi unutma.
Bir önceki yazılar: Unuttuğun Hayalleri Hatırla – 2. Gün ve Kendine Zaman Ayır – 3. Gün
Hazırlayan: Zerfe | Her kadının hikayesi bir başka güzel…
Bu yazı “Sıradan Kadından İlham Veren Kadına: 365 Gün” dizisinin bir parçasıdır.

Yorumlar