2. Gün: Unuttuğun Hayalleri Hatırla
Bir Zamanlar Hayalin Vardı
Çocukken her şey mümkündü. Belki bir şarkıcı, belki bir yazar, belki de dünyayı dolaşan biri olacaktın. Hayalin büyüktü, kalbin cesurdu. Ama yıllar geçtikçe o hayal bir köşeye itildi. “Zamanı değil”, “ben kimim ki”, “artık geçti” dedin. Oysa hiçbir hayal tam anlamıyla ölmez, sadece sessizleşir. Sadece bekler, senin onu yeniden hatırlamanı bekler.
Bugün o günü hatırla. Küçük bir kızken kurduğun o masum düşleri… Belki bir resim defterinde çizdiğin, belki bir okul defterinin kenarına yazdığın hayalleri. Onlar hâlâ senin içinde bir yerlerde duruyor. Belki biraz tozlanmış, belki biraz incinmiş ama hâlâ orada. Çünkü insan gerçekten istediği şeyi unutmaz, sadece üzerini örter. Ve sen, o örtüyü bugün kaldırabilirsin.
Hayal Etmek Zayıflık Değil
Büyüdükçe bize hayal kurmanın çocukça olduğu öğretildi. “Gerçekçi ol” dediler, “ayağını yere bas.” Ama kim demiş ki hayal kurmak ayaklarını yerden kesmek demektir? Bazen hayal etmek, nefes almak gibidir. Gerçeklerle dolu bu dünyada biraz umut kalabilsin diye, zihnimiz bize küçük kaçış yolları sunar. Bu bir kaçış değil, hayatta kalma biçimidir. Çünkü hayal kuran insan tükenmez. Hayal, karanlıkta bir mumdur. Sönmez, yeter ki rüzgarı sen üfleme.
Hayal etmenin yaşı yok. Otuzunda, kırkında, hatta altmışında bile yeniden başlayabilirsin. Hayat, sen “artık geç” dediğin anda değil, yeniden cesaret ettiğin anda başlar. Belki küçük bir şeyle: kendi bahçeni ekmek, bir şiir yazmak, bir fotoğraf çekmek. Hayalin ne olursa olsun, onun seni canlı tuttuğunu hatırla. Çünkü içimizdeki çocuk, sadece hayal kurarken nefes alır.
Bugün Ne Yapabilirsin?
Bugün biraz sessiz kal ve geçmişe git. Ne olmak istediğini hatırla. O zamanlar seni ne heyecanlandırıyordu? Belki dans etmek, belki resim yapmak, belki sadece yazmak… Şimdi kendine şu soruyu sor: “Neden tekrar denemiyorum?” Cevabın korkuysa, bil ki o korku seni korumak için var ama seni büyütmez. Küçük bir adım at, hemen bugün. Kalem al, birkaç satır yaz. Eski bir defteri aç, çizim yap. Bir müzik aç, içinden geldiği gibi dans et. Kimse görmüyorsa, utanmana gerek yok. Çünkü bu, senin içindeki kadına verdiğin bir söz: “Artık seni duymaya hazırım.”
Hayal kurmak, plan yapmak değil; ruhun yeniden nefes almasıdır. Bir süre sonra göreceksin, kalbinde bir kıpırtı başlayacak. İşte o kıpırtı, senin yeniden yaşamaya başladığın andır.
Zerfe’den Küçük Bir Söz
Bazen unuttuğumuz şeyler bizi değil, biz onları unuturuz. Hayallerimiz kaybolmaz; sadece üzerlerine biraz sessizlik çöker. Şimdi o sessizliği bozmanın zamanı. Belki küçük bir hayalle başlarsın ama inan, o küçük kıvılcım seni bambaşka bir yere götürecek. Unutma, hiçbir şey için geç değil. Çünkü hayal kurmak, yaşamanın en sade hâlidir. Ve sen hâlâ buradasın, hâlâ nefes alıyorsun. Demek ki hâlâ umut var.
Bugün o unuttuğun hayali hatırla. Belki bir gün, bir yazının arasında ya da bir sabah aynaya baktığında kendine şöyle diyeceksin: “Ben hayal etmeyi yeniden öğrendim.” Ve işte o an, bu yolculuğun en güzel günü olacak.
Bu yazı “Sıradan Kadından İlham Veren Kadına: 365 Gün” dizisinin bir parçasıdır.
Bir önceki yazılar: Aynada Kendini Görmek – 1. Gün ve Hatırlamak İyileştirir – 4. Gün
Hazırlayan: Zerfe | Her kadının hikayesi bir başka güzel…

Yorumlar